70 ile nerde gideceksiniz, 50 ile nerde?.. 70 bitiminde radar duruyor, onun önü yaya geçidi, orada bir tabela, hız sınırı 30 yazıyor, dibinde radar…

Trafik Hiz Radar

Bulundukları görev nedeniyle özel hayatlarında bu kadar ayrıcalık tanınan bir toplum var mıdır, mümkün değil!

Görev sebebiyle, görev başındayken hadi anlarız bazı iltimasları(!) ama o bile bizde öyle çığırından çıkmış vaziyette ki!

İftara askeri helikopterle yetişen bakan var, ötesi var mı?!

Yani denge de yok, sınır da; ahlak ve sağduyu da.

Vekillerimizin, hiç kusura bakmasınlar ama, tabiri caizse “şımarıklıkları” ve “şımarık konuşmaları ile davranışları” toplum gözünde bu kadar tepki alırken ve makamların saygınlığını düşürürken insan düşünmeden edemiyor haliyle; ortalama zekayla bile:

Hiç mi rahatsız olmazlar?..

Şaşalı sofralarda iftar, Meclis bahçesinde mangal, on yüz bin milyonluk saatler, çantalar…

Zenginsindir takarsın saati de çantayı da…

Zenginsindir uçarsın dünyanın dört bir yanına da…

Ama yahu vekilken bari biraz vatandaşın gözüyle bakın hayata, topluma da bu kadar sokmayın milletin gözüne de böylesine tepki almayın, bu kadar kendinizi soğutmayın milletten!

Torpilli memleket Türkiye.

Bazıları üstü kapalı torpilli. Örneğin hakim ve savcılar… Özel aracıyla seyahat ederken farzedin radara girdi, ileride çevirme oldu, hangi polis ceza yazabiliyor hakim savcıya?..

Bu ve benzeri ayrıcalıklı meslekler gruplarını bir kenara koyduk, vekiller bunu alenen ve yasal kılıfa sokup da yapıyorlar iyi mi?

Herkesin başına dert, trafik cezaları devletin en büyük gelir kapılarından biri oldu… Trafik canavarlarını önlemek için de cezalar inanılmaz derecede arttı da vekillerin bundan istisna edilmesini nereye sığdıracaksınız?.. Hem görevdeki vekiller, hem eskiler… Ceza meza yok öyle mi?

Utanır insan.

Velhasıl, onları kendi etik duygularıyla başbaşa bırakarak asıl vatandaşın çilesine bakalım…

Trafik canavarları durdurulsun, trafik terörü bitsin, trafik magandalarına en ağır ceza uygulansın, amenna, kim istemez?

Drift atan, tehlike saçan, trafik terörü estiren, sıkıştıran, gazı kökleyen

Lakin..

Bu hengamede kurallara uygun davranmaya çalışan, kılı kırk yaran olması gereken ortalama sade vatandaş trafikte nasıl araç süreceğini bil-e-mez halde, çünkü yolun neresinde kaç km hızla gideceğiniz muamma…

Bazı illerde 82 km hız yazıyor tabelada, bazılarında 70… Bazı yerlerde 50, okul önleri 30… Bunların geçişleri öylesine bitişik ki ve öyle noktalara radar konuyor ki nerede kaçla gideceğinizi bilemez haldesiniz…

Yeni araçlarda araçtaki hız sınır göstergesi 70 gösteriyor, yoldaki tabela 50… Araçtaki 50 gösteriyor, yoldaki tabela 70

Sık sık gündeme getirildi, tabelalar rayına sokulsun bu kargaşa giderilsin diye ama…

Adım başı radarın içine düşmüş haldeyken kurala uyacak vatandaş için kuralın ne olduğunu bulmak belirsiz bir kabus ve kaos haline döndü…

Bir de inanılmaz abukluklar var, örneğin seyyar radar durmuş, girdiniz radara, radarı görüp yavaşlarken dahi bir de seyyar radarın 100 metre ötesinde EDS var, bir de ordan ceza…

30 saniye arayla iki radar cezası olur mu, trafikçiler bari EDS bulunan noktalara bir de radar kurmasalar…

Şehirlerarası ayrı sorun ama bugün için şehir içlerindeki hız tabelalarındaki arka arkaya gelen farklı limitler asıl büyük ayrı sorun…

70 ile nerde gideceksiniz, 50 ile nerde?.. 70 bitiminde radar duruyor, onun önü yaya geçidi, orada bir tabela, hız sınırı 30 yazıyor, dibinde radar…

Kaçla gidersen girdin radara?..

Vatandaş ne yapacağını bilemez halde…

Yanından uçarak geçti vekil, umurunda mı tabela?!