DEVLET Başkanlığı sistemini getirecek Anayasa değişikliği referandumu için geri sayım başladı. Millet sandığı bekliyor sabırsızlıkla. Büyük olasılıkla 16 Nisan’da sandık başına gİdeceğiz. 
Ufukta sandık görününce milletten korkanların ayarı bozuldu yine. "Benim oyum, onların oyuyla bir olur mu?" diyenleri bir korku aldı. O korku ve telâşla milletin aklını karıştırma kampanyaları başlatıldı. 
Diyorlar ki; 
“Toplum Kürt-Türk, Alevi-Sünni, sağcı-solcu diye ayrıştı. Bu kez evetçiler/hayırcılar olarak kutuplaşacağız..” 
Gerçekten kutuplaştık mı?
İşte bu sorunun cevabını yine millet veriyor. 
GENAR’ın ‘Kutuplaşma ve Uzlaşma Araştırması’ ön yargıları altüst edecek cinsten.
Anayasa değişikliğinin ne getirdiğini bilmeden “Toplum bölünecek” diyenlerin yanında  milleti korkutmaya çalışan seçkin siyaset anlayışı da bu araştırmayı dikkate alsın
Balıkesir’in de aralarında bulunduğu 27 ilde 3 bin 650 kişi üzerinde yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılmış araştırma. Toplum iki küme olarak ele alınmış.
1. Küme milliyetçi, muhafazakâr, dindar, eğitim düzeyi daha düşük, daha genç.
2. Küme Atatürkçü, demokrat, milliyetçi, eğitim düzeyi daha yüksek, daha yaşlı.
Ortak değerlerle ilgili araştırmada çıkan bir sonuç, Ata-türkçülük tartışmalarına farklı bir boyut getirecek cinsten.
Deneklerin %24.5’i kendini milliyetçi, 20.1’i muhafazakâr, yüzde  20'si de Atatürkçü olarak tanımlamış..
Araştırma raporlamasında, “Siyasi kimlik tanımlamalarında ‘milliyetçilik’ve‘muhafazakârlık’ ilk kez Atatürkçülüğün önüne geçmiştir” deniliyor.
***
ŞİMDİ GÖZLERİNİZİ DÖRT AÇARAK OKUYUN!
ÇARPICI sonuçlar var GENAR araştırmasında.
Bunu Abdülkadir Selvi taşımış köşesine. Önemi nedeniyle bazı alıntılar yaparak paylaşıyorum.  Sesleri çok çıkanlar yanında, sessiz yığınların da neler düşündüğünün bilinmesi noktasında hayli önem taşıyor bu tür kamuoyu araştırmaları. 
“Toplum kutuplaştı. Siyahla beyaz gibi birbirine zıt gruplar oluştu. Bu işin sonu kavga” diyenlerin korosuna kendini kaptıranlar, lütfen gözlerini  açsın. Bununla birlikte biraz da kendileri gibi düşünmeyenlerin ne görüşlerini de dikkate alsın istiyorum.
İşte bu araştırma tam da buna ve referanduma göre, AK Parti ve MHP’den oluşan sağ seçmenle CHP ve HDP cephesinin oluşturduğu sol seçmen analizi yapılmış. Sağ seçmen kendine en yakın lider olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı görüyor. Binali Yıldırım ve Devlet Bahçeli onu takip ediyor.
Sol seçmende ise iki başlılık var. Kemalistler Kemal Kılıçdaroğlu diyor, sosyalistler Selahattin Demirtaş. 
15 Temmuz’da ön plana çıkan ama referanduma ışık tutacak bir sonuç var:
Türk halkının önemli bir bölümü milli birliğin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan  etrafında güçlendirilmesini istiyor.
Kutuplaşmayla ilgili başlıklarda ise, ön yargıları yıkan bir sonuç var; Kutuplaşmanın tam aksine ortak değerler ön plana çıkıyor. 
Yüzde 25’le milli ve manevi değerler ilk sırada geliyor. İkinci sırada ise yüzde 24.9’la Türkiye vatandaşlığı. Bunu 23.6’yla din birliği izliyor. 
Toplumu etnik ve mezhepsel kimlik üzerinden okumaya çalışanları hüsrana uğratacak bir sonuç var.
Etnik kimlik 1.4, mezhep ise 0.9 çıkıyor. İslam dünyasının  mezhep savaşlarıyla kavrulduğu bir dönemde 1.4 ve 0.9 oranları çok kıymetli.
***
KORKU ÜZERİNDEN SİYASET YAPANLAR YANDI!
GENAR, kutuplaşma tezi adına öne sürülen örneklerin toplum algısıyla örtüşüp örtüşmediğini de araştırmış.
Kutuplaşma cephesindekilerin bir kez daha düşünmelerini gerektirecek sonuçlar çıkmış. ‘İstediğim gibi giyinebiliyorum’ diyenlerin oranı yüzde 76.9’a çıkarken, hiç katılmıyorum, kısmen katılmıyorum, katılmıyorum gibi seçenekleri işaretleyenlerin oranı 23.1’i gösteriyor.
‘Düşüncemi özgürce ifade ediyorum’ diyenlerin oranı 68.7 olarak çıkıyor, katılmayanların oranı ise 31.3 olarak çıkıyor. ‘Yaşam tarzımın tehdit altında olduğunu düşünüyorum’ diyenlerde ilginç sonuçlar var. Yüzde 31.3 hiç katılmıyorum, 29.4 katılmıyorum, 17.7 kısmen katılıyorum, 13.9 katılıyorum derken kesinlikle katılmıyorum diyenlerin oranı 7.7’de kalıyor.
‘Dini ve etnik aidiyetimi belli etmekten çekiniyorum’ diyenlerde farklı sonuçlar çıkıyor. Hiç katılmıyorum 32.8, katılıyorum 29.2, kısmen katılıyorum 18.1, katılıyorum 13.1 olurken kesinlikle katılıyorum diyenler 6.9’da kalıyor.
‘Siyasi düşüncemi açıklamaktan korkuyorum’ diyenlerin oranlarını vereceğim. 30.4 hiç katılmıyorum, 28.4 katılmıyorum derken, 19.8 kısmen katılıyorum diyor. Katılıyorum ve kesinlikle katılıyorum diyenler 14.1 ile 7.3 seviyesinde.
Araştırmadan çıkan sonuçlar, toplumda kutuplaşma olduğu iddiasını desteklemiyor.
Siyasal ayrışma her ülkede olduğu kadar. 
Korkular üzerinden yapılan siyaset ise kutuplaşma algısını besliyor ama kutuplaşmıyor, bütünleşiyoruz.
Kardeşlerim; 
Gerçek kamuoyu araştırması sonuçlarını ise Nisan ayı içerisinde göreceğiz. 
Toplumsal uzlaşma ve millet iradesinin nasıl bir boyutta olacağını başkanlık sistemine karşı çıkanların da görmesi, millet iradesine teslim olması için biraz sabretmesi gerekiyor sadece. 
Korku üzerinden siyaset yapanların sonu geliyor!
...
--------------------GÜNÜN SÖZÜ -----------------
Kendinizle  barışana kadar, sahip  olduklarınızdan hoşnut olamazsınız
25 OCAK 2017