İlk 45 dakikalık bölümde tanımakta zorlandık.
Trabzonspor'a futbol dersi veren ekibin yerinde yeller esiyor gibiydi.
Tıpkı dünkü havanın durumu gibi Balıkesirspor'da çok soğuktu! Ligi kafasında bitirmiş, formalite maçına çıkmış takım görünümü verdi sergilediği performansla.
Trabzon maçının yorgunluğu vardı elbette, bunu hissettik. "Spartacus" Caner bile yürüdü çünkü sahada.
İlk yarıya bakıldığında kazanmayı isteyen taraf Karşıyaka idi. 28. dakikada da beklenen golü buldu rakip takım.
"Eyvah" diyorduk kendi kendimize.
Sırıtıyordu çünkü Balıkesirspor. Arıza vardı biryerlerde. Rakip kaleye gitmekte zorlanıyorduk.
Neyse ki, daha fazla gol yemeden ilk yarı bitti ve rahat nefes aldık.
***
"TENTEN" BU TAKIMIN BANKOSU..
İkinci yarı için endişelenmemiz için devre arasında hamle yapılması kaçınılmazdı.
Futbol bilgisine ve maç analizine saygı duyduğum bizim gazetenin spor yazarı Engin Gülışık ile konuşurken bunu, "Tenten" lakaplı Mustafa Kayabaşı'nın sahaya sürülmesi ve Trabzonspor maçındaki sisteme dönülmesi gerektiğini söylüyordum.
Görünen köy kılavuz istemiyordu çünkü, o sistem Balıkesirspor'a daha uygun sistem sanki.
Teknik patron İsmail Ertekin'in oyuna yapacağı müdahaleyi merakla beklemeye koyulduk.
Takım sahaya çıktığında "Tenten" Mustafa ile "Kocababuç" Ali'yi oyun alanında görünce "Aklın yolu bir" diyorduk.
Ertekin'in oyuncu değişikliklerindeki tercihi ve Trabzon maçındaki sisteme dönülmesi etkisini hemen gösterdi. İlk yarıdaki tablo tersine döndü. Oyundaki hakimiyet Balıkesirspor'a geçti. Daha tempolu, daha arzulu, daha istekli, daha tempolu bir Balıkesirspor çıktı ortaya.
***
KARİKARİ'NİN EN GÜZEL MAÇI...
Ali Öztürk'ün asistiyle Muhammet skora eşitlik getirirken, 6 dakika sonra kazanılan ve kaptanın gole çevirdiği penaltı, Karşıyaka'yı oyundan tamamen düşürürken farklı skorun habercisi gibiydi.
Bu arada kaleci Emrullah'a hakkını teslim etmek gerekiyor. Penaltı pozisyonundan önce, köşeden öyle bir top çıkardı ki, ayakta alkışı haketti. Bu maçın aynı zamanda kırılma anını oluşturdu.
Ali Öztürk ile Karikari'nin golleri de, Trabzonspor zaferini taçlandırdı.
****
HEM ZEKİCE, HEM CENTİLMENCE..
Bizim takım istedi mi oynuyor kardeşim. Yeter ki istesin, yeter ki tercihler yerli yerinde olsun.
İsmail Ertekin'in dediği gibi, bu takım kadrosundaki ası da, yedeği de katkı sağlamak için var ama, "Tenten" bu takımın "as"ları içinde yer almalı.
Karikari'yi ilk kez bu kadar arzulu ve istekli görmek güzeldi. Attığı gol süperdi.
Taraftar her zamanki gibi 10 numaraydı.


Hele hele "yasağı" delmeleri, kolkola izledikleri maç sonunda "siz bu maça giremezsiniz" denilen Kaf-Kaf'lı taraftarları alkışlarla uğurlamaları fair-play ödülüne lâyık bir davranıştı.
Sonuç 4'1 kere maşallah..
***
MANİSA'NIN ÖNEMİ..
Önümüzdeki hafta deplasmanda, Manisaspor'la oynanacak maç çok önemli.
Böyle maçlar için slogan haline getirdiğim bir söz var.
"Yenemeyeceksen, yenilmeyeceksin.."
Manisaspor maçı da bunlardan biri.
Balıkesirspor'un bu ligde yenemeyeceği takım yok aslında.
Nasıl ki, şampiyonluğun favorisi gösterilen Orduspor'u kendi evinde yendiysek Manisa'yı da yenebiliriz.
Dediğim gibi, yenemiyorsak da yenilmeyeceğiz.
Manisa'dan alınacak tek puan bile iyidir.
Üç puan mı dediniz. İşte o zaman ballı kaymak olur.
Ardından Kahramanmaraş gelecek. Öyle ya da böyle kazanırız.
İlk yarıyı kapatacağımız İstanbul Büyükşehir Belediye maçına lider olarak gider, lider olarak dönebiliriz.
Sözün özü;
Süper lig Balıkesir'e çok yakın ve böyle bir fırsat 40 yılda bir gelir.
Artık bu işin şakası yok!
....