Muhalefet etmek kadar kolay bir şey olmasa gerek hayatta.
Günlük yaşamda da öyle, siyasette de..
Ne yaparsan yap, yaranamıyorsun bazı kesimlere.
Yukarıda güncel bir konu üzerine neler yaşandığını okudunuz.
Şimdi de kendimden ör-nek vereyim.
Üç dönemdir arkadaşlarımızla birlikte yönettiğimiz Gazeteciler Cemiyeti'nde bugüne değin yapılmamış olanları yaptık.
Balıkesir Basınının 130 yıllık tarihinin açığını biz kapattık. Basın Müzesi ve Medya Merkezi kazandırarak ilimize, BGC'yi Türkiye'nin sayılı cemiyetlerinden biri haline dönüştürdük.
Neler yapmadık ki, neler.
Son Güney Marmara ve Körfez buluşmaları taçlandırdı icraatları. Güldürdü hatırlanan, onurlandırılan meslektaşlarımızın yüzünü.
Tabelası bile olmayan meslek örgütü, küllerinden yeniden doğdu.
Nasıl ki, AK Parti iktidarında Türkiye, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş hizmetlerle tanıştı, Gazeteciler Cemiyeti de Balıkesir Basın yaşamına tarihinin en parlak dönemini yaşattı, yaşatmayı sürdürüyor.
Zaten bunun için olsa gerek, bize AK Cemiyet diyor bazıları!
Gurur duyuyorum ben AK Cemiyet olmakla. Kara çaldırmadık çünkü üyelerimizin alnına hiç bir vakit.
Çatlak sesler hiç bitmedi ama..
Vuvuzella gibi geliyor bana onların cıyaklaması.
Hani derler ya;
"Sinek ufak ama, mide bulandırıyor" diye.
Eleştiri de, pardon b..k atmada sınır tanımayan ukala dümbeleklerine;
"Gel şunun ucundan tut, birlikte yapalım" der demez bakıyorsun kimse kalmıyor ortalıkta. Saniyesinde giriyorlar inlerine!
Sen iyi niyetle kalkıştığında bir işe çıkıyorlar hemen ortaya. Başlıyor aynı anda sallamaya dallamalar!
Neyse ki, en azından biliyoruz kendilerine yararları olmadığını, çevrelerinde bile dikkate alınmadıklarını da gülüp geçiyoruz.
Onlar işine, biz işimize bakıyoruz.
Bu yazıyla tek bir meslektaşımı incitmek aklımın ucundan bile geçmez.
Zaten meslektaş dediğim, bildiğim arkadaşlar isteseler de yapamaz, başaramaz. “Armudun sapı var, üzümün çöpü var” diyerek her şeye ve herkese maydanoz olmayı!
Çünkü benim gazeteci arkadaşım iyi bilir kutsal mesleğin ilkeleriyle sınırlarını..
Hem niye kafa yoruyorum ki ben.. Ne güzel özetliyor bir cümleyle düşünür;
Birisine karşılık veremeyeceği bir iyilik yapmadıysan, mükemmel bir gün nedir bilmiyorsun demektir.
***
Asıl mesajım siz okura.
Gazeteciyle gasteyi ayırt edin.
İnternet basınıyla sosyal medyayı bir tutmayın.
Tiwitır, fesybuk gastecilerini hiç mi hiç iplemeyin.
Lâkin, "yok biz dedikoduyla besleniyor, ona buna çamur atılmasından haz duyuyoruz" diyorsanız..
Bize "Eyvallah" demek kalıyor...
...
1 Temmuz 2016