Seçim öncesi “yıkacağım” denilen bina, seçim sonrası belediyenin mülkü çıktı; mahkeme kararları tanınmadı, biten yapı teslim alınmadı. Yürütmesi durdurulan 5 milyonluk ceza hacze konu edildi, sıfırlar unutulunca 5 bin liralık bloke kondu. İkiz Kuleler dosyası, Karesi’de hukukun mu yok sayıldığı, yoksa kişisel inatla mı belediye yönetildiği sorusunu gündeme taşırken, asıl soru şudur: Bu şehir daha ne kadar bedel ödeyecek? Hadi gelin şu olaya bir de şu gözle bakalım:
GİZLİ SAKLI İŞ Mİ VAR?
Seçim meydanlarında söylenen sözler bazen sandıkla birlikte rafa kalkar, bazen de koltukla birlikte sahibini terk eder. Karesi’de “İkiz Kuleler” dosyası, işte tam olarak böyle bir hikâyenin adı oldu.
Seçim öncesi “yıkacağım” denilen binalar, seçim sonrası birden bire belediyenin arsası, belediyenin mülkü, belediyenin geliri çıktı. Yetmedi…
Meğer bu binalar açık ihale ile, Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yapılmış. Yani ortada ne gizli saklı bir iş var, ne de kaçak bir yapı.
Ama gelin görün ki Karesi Belediyesi bu gerçeği kabullenmekte ısrarla zorlanıyor.
★
“HUKUKÇUYUM” DEYİP HUKUKU ASKIYA ALMAK!
Hukukçu kimliğiyle övünen Belediye Başkanı Mesut Akbıyık’ın, hukukun en temel ilkesi olan yargı kararlarına uyma zorunluluğunu görmezden gelmesi, bu işin en can alıcı noktası.
İnşaat mühürleniyor…
Mahkeme “aç” diyor, mühür kalkıyor.
İmar ve ruhsat davaları reddediliyor.
Bina bitiyor, mahkeme “sözleşmeye uygun” diyor.
Ama belediye hâlâ diyor ki:
“Ben teslim almıyorum.”
Peki soralım:
Mahkeme kararları belediyeler için tavsiye metni midir?
Yoksa hoşuna giden uygulanıp, işine gelmeyen rafa mı kaldırılır?
★
KENDİ MÜLKÜNÜ TESLİM ALMIYOR
İşin bir başka garabeti de şu:
Teslim alınmayan bina sadece müteahhidin değil; belediyenin kendi daireleri ve dükkânları da bu binanın içinde.
Yani ortada yalnızca bir firma değil, doğrudan kamu malı var.
Teslim alınmayan her gün, belediyenin kasasına girmeyen para, kamu zararı ihtimali büyüyor.
Üstelik bu projeden ev alan vatandaşlar da belirsizliğin içinde bekletiliyor.
HUKUKA RAĞMEN HACİZ
Hukuk tarihine “nasıl yapılmaz” diye geçecek bir başka tablo da cezai şart meselesi.
Belediye, “zamanında teslim edilmedi” diyerek 5 milyon 162 bin lira ceza kesiyor.
Mahkeme bu ceza için yürütmeyi durduruyor.
Bursa Bölge İdare Mahkemesi de belediyenin itirazını reddediyor.
Normal şartlarda burada durulur.
Ama hayır…
Belediye bu cezaya dayanarak haciz işlemi yapıyor.
Üstelik 5 milyonluk cezayı hesaplarken sıfırları unutup 5 bin liralık haciz koyuyor.
Trajik mi?
Evet.
Ama aynı zamanda bu şehrin nasıl yönetildiğini anlatan ibretlik bir tablo.
★
ŞEHRİN HAFIZASI UNUTMUYOR
Bu dosya, Başkan Akbıyık’ın ilk tartışması da değil.
Edremit’te şoförle yaşanan ve “belediye başkanı mısın, trafik magandası mı?” dedirten görüntüler hâlâ hafızalarda.
Karesi’de Migros ve Starbucks gibi markaların bulunduğu binaların mühürlenmesi, esnafın ve yatırımcının hafızasında hâlâ taze.
Şehirler sadece binalarla değil, güvenle büyür.
Yatırımcı hukuk ister.
Esnaf istikrar ister.
Vatandaş öngörülebilirlik ister.
Kişisel hırsla, inatla, “ben dedim oldu” anlayışıyla şehir yönetilmez.
★
İKİZ KULELER DOSYASI TURSUNOL KAĞIDI!
İkiz Kuleler meselesi artık bir bina meselesi değildir.
Bu dosya;
– Hukuka bakışı,
– Yatırımcıya yaklaşımı,
– Kamu malına verilen değeri
ölçen bir turnusol kâğıdıdır.
Ve görünen o ki bu sınavdan sınıfta kalınmıştır.
Şimdi gözler yargı sürecinde ve İçişleri Bakanlığı’nda.
Ama asıl soru şudur:
Bu şehir daha ne kadar bedel ödeyecek?
28 Ocak 2026 - Balıkesir