Ey benim Balıkesirli hemşerim.
Güzel kardeşim, can kardeşim.
Pazar günü sandık başına gideceksin.
Eline verilecek oy pusulasında 12 parti adayının ismini göreceksin.
Adayların isimlerini teker teker buraya yazmaya gerek görmüyorum.
Çünkü; "bunlar da kim?" diye kafan karışmasına sebep olmak istemem.
Üç parti dışındakiler zaten "millet alışverişte görsün" misali seçime giriyor zaten.
Kendileri de biliyor birşey olmayacağını.
Boşver onları..
***
Sende biliyorsun bu seçimin hangi partiler, hangi adaylar arasında geçeceğini.
AK Parti..
Cumhuriyet Halk Partisi..
Milliyetçi Hareket Partisi..
Yani..
Ahmet Edip Uğur..
Sami Sözat ve İsmail Ok..
Biliyorum hemşerim, güzel kardeşim.
Bu üç isim arasından tercihini yaptın.
Oyunu vereceğin parti ve adayını aklına yazdın.
Pazar günü de "evet" mührünü vurarak sandığa yazacak, iradeni yansıtacaksın.
***
Dolayısıyla;"bana masal okuma, akıl verme" diyorsun.
Asla böyle bir niyetim yok hemşerim.
Akıl vermediğim gibi "şu adaya oy ver" diye yönlendirmiyorum da seni.
Sadece ve sadece oy kullanmadan önce iki dakika düşünmeni istiyorum.
Neden mi güzel kardeşim?
***
İş seçerken, eş seçerken, arkadaş seçerken, okul seçerken, hastane, dişçi, doktor ve öğretmen seçerken yaptığımız seçim gibi bu seçimlerde de titiz olmalı, ince eleyip sık dokumalısın.
İsabetli seçim yapmak zorundasın.
Kentimiz ve ülkemiz için en doğru seçimi yapma görevimiz var.
Hata yapma lüksün en azından bu seçimde yok!
İşte sizin kaderinizi de etkileyecek bir seçme fırsatı.
Çünkü seçimler de toplumlar için bir yol kavşağı ve yeni fırsatlar dönemidir.
Beş yılda bir gelen bu seçme fırsatını iyi değerlendirmeni istiyorum.
30 Mart sonrasında için içini yemesin istiyorum.
"Ah keşke! Ellerim kırılsaydı da oy vermeseydim" dememeni istiyorum.
***
Yukarıda söylediklerimin en güzel örneği yok mu önümüzde.
MHP'li İsmail Ok..
Karşına çıktığı günleri hatırla. Neler vaad etti sana neler..
Hangi birini yaptı Allahaşkına!
Sana verdiği sözleri yerine getiremediği gibi, Balıkesir'i de yerinde saydırdı!
Beş yıl önce oy verdin ama, üç gün sonra da "ellerim kırılsaydı" dedin.
"Kandırıldım" dediğini işitir gibiyim.
Şimdi yine aynı tuzağa düşmeni istemiyorum ey benim Balıkesirli hemşerim.
Tercih senin güzel kardeşim.
***
Hiç sordun mu kendine hemşerim.
Niye iyi okumuş insanlar Balıkesir'i terk ediyor?
Niye iyi yetişmiş insanlar Balıkesir'den kaçıyor?
Niye sağlık alanında Balıkesir'e profesörler, doçentler gelmiyor?
Niye Balıkesir'de sosyal, kültürel yaşam alanları yok?
Niye hala Balıkesir'in bazı semtleri köy, kasaba havasında?
Niye turizmin ilk başladığı Erdek, Avşa Adası'nı bugün b..k götürüyor?
Niye Ayvalık'a, Altınoluk'a, Ören'e yabancı turist gelmiyor?
Daha bunun gibi birçok soruyu üretebilir, ardında da cevap arayabilirsin.
***
Geçenlerde bir hemşehrimizle konuşuyoruz.
AK Parti adayı Ahmet Edip Uğur'un Balıkesirle ilgili projelerini izlemiş televizyonda.
Diyor ki;
"O projelerden iki-üç tanesini bile gerçekleştirse Balıkesir'in çehresi değişir"..
Bende gördüm, inceledim Uğur'un projelerini.
Gerçekten yakışacak Balıkesir'imize.
Yukarıda saydığım ve cevabını vermekte, bulmakta zorlandığım soru ve sorunların çözümü aslında Ahmet Edip Uğur'un projelerinde yatıyor..
***
Gel gör ki güzel kardeşim bunları bile kıskananıp çamur atanlar var bugünden.
Böyle projeleri gerçekleştirmek bir yana üretmeye bile hayalleri yetmeyeceğine inandığım çevreler bu kentsel dönüşümü 'rantsal dönüşüm' olarak algılıyor, görüyor, milletimizi de bu yönde kandırıyor.
İyi güzelde hemşerim, zaten bir şehir rant üretemiyorsa, o şehir şehir değil köye doğru gidiyor demektir.
MHP'lisi ve CHP'lisi lâftan başka birşey üretemiyor. Belki kendileri de projeler üretmek istiyorlar ama yapabileceklerine inanmıyorlar.
***
Balıkesir'in şu andaki manzarası şu güzel kardeşim.
Bu şehir hem ticari, hem sosyal ve diğed kenti bütünleyen unsurlarıyla kan kaybediyor.
Doğru dürüst kültür sanat merkezi yok. Tiyatrosu yok, sineması yok. Sosyal alanları yok. Beş yıldızlı oteli yok.
Balıkesir'in yeraltı ve yer üstü kaynaklarının harekete geçirilerek zenginleştirilmesi gerekiyor.
Çünkü Balıkesir'i "emekli kenti" olarak kabul edemeyiz. Bu şekliyle Balıkesir'in "on numaralı kent olma" iddiası olmaz.
***
Ey benim Balıkesirli hemşerim.
Tercihi yapacak olan sensin.
Ben sadece sonradan pişman olabileceğin bir tercihte bulunmamanı istiyorum.
"Ellerim kırılsaydı" dememeni istiyorum.
Ahmet Edip Uğur.. İsmail Ok.. Sami Sözat..
Üçünü de yakından tanıyorsunuz.
Uğur, bu ilin milletvekili. İlimizin dört bir yanına getirilen hizmette imzası var.
Ok, beş yıldır Balıkesir'i yönetiyor. Vaadlerini biliyoruz, yaptıklarını da.. Balıkesir'i nasıl rezil ettiğini de..
Sözat, eski milletvekili. "Benim köylüm, benim işçim, benim memurum" zihniyetini taşıyor hala.
Benim güzel kardeşim,
Benim güzel kardeşim,
Tercih senin.. Yanlış tercih yaparak kendini yakarken, beni de yakmamanı, Balıkesir'in geleceğini karartmamanı istiyorum senden..
***
Dünkü yazımda da açıkladım, bugünde söylüyorum.
31 Mart'ta "ellerim kırılsaydı da oy vermeseydim" dememek ve pişman olmamak için benim oyum Ahmet Edip Uğur'a..
Ey Balıkesirli hemşerim.
Bir ata sözü vardır; "Elbise kumaşını kesmeden 7 kere ölçmelisin. Çünkü onu ancak bir kere kesebilirsin" diye..
Pazar günü oy kullanmadan önce 5 dakika düşün!
Ölç, biç, tart.. Sonra ne yapacaksan yap..
Hayatın size iyi seçimler yaptırmasını diliyorum.
Seçimler halkımıza ve ülkemize hayırlı olsun…
....