Her yıl aynı cümle… Her yıl aynı manşet… Her yıl aynı övünme… “EMITT’e damga vurduk!” Ne damgaymış arkadaş! Yirmi beş yıldır vur vur bitmedi. Ama ne hikmetse, bu damganın turizme, esnafa, kente ne kazandırdığına dair tek bir somut veri yok. Nasıl damga vurulduğuna ben de şahitlik etmiştim. Bakın anlatayım size.
5–7 Şubat tarihleri arasında gezilebilecek Uluslararası Doğu Akdeniz Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT, bu yıl kapılarını 29. kez açtı.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere, birçok ilçe belediyemiz de 10–15 kişilik ekipleriyle İstanbul’a çıkarma yaptı, TÜYAP’taki alanda yerini aldı.
Açılış kurdelesi kesilir kesilmez, önceki yılların neredeyse aynısı olan manşetler ardı ardına düştü:
“Balıkesir EMITT’e damga vurdu…”
Belediyelerin basın birimleri adeta birbiriyle yarıştı.
“En büyük damgayı biz vurduk… Standımız ziyaretçi akınına uğradı… Etimiz, sütümüz, suyumuz, yağımız müthiş ilgi gördü…” gibi süslü cümlelerle hazırlanan bültenler servis edildi.
Bu tablo çeyrek yüzyıldır değişmiyor.
İnanmıyorsanız bana, Google’a “EMITT’e damga vurduk” ya da “EMITT Balıkesir” yazın…
Karşınıza belediyelerce hazırlanmış, yayın kuruluşlarına servis edilmiş yüzlerce haber çıkacaktır.
★
Her yıl damga vuruluyor, vurulmasına da…
Ama getirisi-götürüsü hiçbir zaman açıklanmıyor.
Hep merak etmişimdir:
Turizm gelirleri artışında EMITT ve benzeri fuarların gerçek katkısı nedir?
Balıkesir, Edremit, Ayvalık, Bandırma, Erdek, Sındırgı, Marmara, Gömeç, Havran, Gönen, Burhaniye…
Bu belediyelerimiz her yıl tanıtım fuarlarında yer alıyor.
Peki bu fuarlar öncesi ve sonrası turizm istatistikleri neden kamuoyuyla paylaşılmıyor?
Buradan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerine de bir çağrı yapalım; Bu yıldan başlayıp Balıkesir'in son 10 yıldaki rakamlarını bir ortaya dökün.
Bir karşılaştırma yaparak, “damga”nın gerçekten bir karşılığı olup olmadığını biz de görsek…
★
Bugüne kadar bazı tanıtım fuarlarına katılıp gözlem yapma şansım oldu.
Manzara, anlatıldığı gibi değildi.
Şunu açıkça söyleyeyim:
Bu tür fuarların açılmasını dört gözle bekleyen bir kitle var.
Ama bu kitle potansiyel turist değil;
ellerinde pazar çantalarıyla eşantiyon toplayan insanlar…
Kurdela kesilir kesilmez standların önünde uzun kuyruklar oluşuyor.
Amaç broşür okumak, sergilenenleri inceleyip bilgi almak değil; çanta doldurmak.
Milyonlar harcanarak kuşe kâğıda basılan tanıtım materyallerine dönüp bakan yok.
Alan da, “ayıp olmasın” diye alıyor; çıkışta “ağırlık yapmasın” diye çöpe atıyor.
İstanbul’da, Ankara’da, Bursa’da gördüğüm manzara buydu.
★
Bir de şunu paylaşayım:
Katıldığım başka bir fuar MÜSİAD organizasyonuydu.
Orada da Balıkesir’in eti, sütü, zeytini, peyniri, denizi, havası tanıtılıyordu;
ama aynı zamanda dünyanın dört bir yanından gelen insanlar masalara oturmuş, ticari anlaşmalar yapıyordu.
Bence fuar dediğin böyle olmalı.
Tanıtım, ticarete ve kalıcı ilişkilere dönüşebilmeli.
Buraya kadar yazdıklarımdan bu organizasyonlara karşı olduğum anlaşılmasın.
Tanıtım elbette önemlidir. Motivasyon da…
Ama dijital çağda bunun daha akılcı, ölçülebilir ve düşük maliyetli yollarını aramak zorundayız.
★
Demem şu:
En azından bu yıl, fuzuli masraflardan kaçınılıp bu bütçelerin
Sındırgı’daki deprem yaralarını sarmak için kullanılması,
Balıkesir ve insanlık adına çok daha anlamlı olurdu.
Fırsat kaçmış değil.
Önümüz yaz…
“İncik-boncuk” adı altındaki festivaller birbirini izleyecek.
Oysa ekonomik sıkıntıların ortasında,
dünya tarihinde ikinci, Türkiye tarihinde ilk denebilecek sayıda depremin yaşandığı
Sındırgı’da insanlar hâlâ o acıyı yüreklerinden atamıyor.
Yerel yönetimler, şenliklerde göbek atmak yerine,
incir çekirdeğini doldurmayacak işler için kaynak harcamak yerine,
önceliğini insana ve yaraya vermelidir.
★
Unutmayalım:
“Yiyiniz, içiniz; fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.”
Sözün özü:
Eğer mesele gerçekten “damga vurmak” ise…
Bunu, insanlarımızın hayatını altüst eden Sındırgı’yı ayağa kaldırarak yapalım.
“Yok onu devlet yapar” deniliyorsa, o vakit yerel yönetimler de en küçük yağışta dereyi andıran köstebek yuvası yollarını yapsın bi zahmet...


Selâmetle…
#06Şubat #Balıkesir #KendimeNotlar