Kentsel dönüşüm bir yarış olsaydı, Balıkesirliler olarak biz hâlâ başlangıç çizgisinde ayakkabı bağcığıyla uğraşıyor olurduk.

Bir deprem ülkesinde, uykusuz gecelerin ardından...

Son 16 saatte Sındırgı'da üç sarsıntı daha: 4.8, 4.6 ve 4.5 büyüklüğünde.

Sadece rakam değil bunlar. Her biri bir annenin yüreğindeki çarpıntı, bir çocuğun sabaha kadar uyuyamaması, bir babanın kapı önünde gözü açık geçirdiği gece.

Gözünüzde canlandırın;

İnsanlar her artçıda irkilerek uyanıyor.

Kimi yorganı çocuğuna sarıyor,

Kimi ayakkabısını bile giymeden koşacak halde bekliyor,

Kimi duasına tutunuyor…

Ama biz hâlâ "tedbir" değil, "temenni" aşamasındayız.

Balıkesir’de son 3 ayda 13 binden fazla deprem oldu.

Bu bir deprem fırtınası. Ama biz ne yapıyoruz?

Fırtına sonrası sadece yaprak topluyoruz.

Kentsel dönüşüm?

Yok hükmünde.

Depreme dirençli şehir planlaması?

Gündemde değil.

Toplanma alanları?

Var deniyor, ama çoğu otopark ya da bina olmuş.

TOKİ’nin yaptığı konutlar piyango gibi oldu.

İnsanlar başlarına bir şey gelirse “belki bize de çıkar” diye dua ediyor.

Bu mu sistem?

Ve maalesef bazı yerel yöneticiler var ki, kaplumbağa yola çıksa onlardan önce varır hedefe.

Kentsel dönüşüm bir yarış olsaydı, biz hâlâ başlangıç çizgisinde ayakkabı bağcığıyla uğraşıyor olurduk.

Velhasıl iş yine vatandaşa düşüyor.

Bari şu tedbiri elden bırakmayalım:

Deprem çantası.

Kimlik, su, battaniye, biraz yiyecek, fener, ilaç…

Ve elbette dua.

Çünkü duayla direnç kazanıyoruz ama sistemi değiştiremiyoruz.

Rabbim hepimizi korusun.

Ama biz de 1990’dan beri bir türlü ezberleyemediğimiz dersi artık geçelim, değil mi?

Bu vesileyle, Balıkesir il merkezine dair aklımda yıllardır aynı sorular var.

Ve hâlâ net yanıt alabilmiş değiliz.

Şehrü'l Emin diye bildiklerimize bir kez daha soralım:

- Balıkesir olası bir depreme hazır mı?

- Binaların yüzde kaçı depreme dirençli?

- Toplanma alanlarımız gerçekten kolay ulaşılabilir ve güvenli mi?

- ..Ve şehir, yöneticiler kadar bilinçli mi?

Artık bu sorulara ezber cevap değil, gerçek çözüm lazım.

Yoksa her sarsıntı sonrası aynı yazıları yazmaya, aynı acıları yaşamaya devam edeceğiz.

Unutmayın, unutulan her ders, daha büyük bir felaketin habercisidir.

Saat 07:28 olmuş..

Neyse ben bir deprem çantamı kontrol edeyim:)

Selâmetle..

#10Kasım #RamazanDemir #KendimeNotlar